İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Mustafa HAMIT

Sayfa: 1 [2] 3 4 5
16
Selamlar ;

Blackberry kullanıcıları bugünden itibaren BlackBerry OS 7.1 işletim sistemini ücretsiz olarak cihazlarına yükleyebilecek. BlackBerry 7.1, yakın saha iletişim (NFC) teknolojisini kullanarak, diğer BlackBerry kullanıcılarıyla içerik paylaşmak için BlackBerry Etiketleme özelliğini barındırıyor. Kullanıcılar, NFC özellikli iki BlackBerry akıllı telefonu birbirine dokundurarak, iletişim bilgilerini, fotoğrafları, internet tarayıcısından bir URL veya belgeleri paylaşabiliyor. BlackBerry Tag bununla beraber, bir arkadaşınızı BBM’ye davet etmek veya BlackBerry akıllı telefonlarını NFC özellikli bir Bluetooth cihazıyla eşleştirmek için de kullanılabiliyor. Kullanıcılar bundan böyle  BlackBerry akıllı telefonlarını, dizüstü bilgisayarlar ve tabletler de dahil Wi-Fi özellikli 5 cihaza kadar kablosuz erişim alanına dönüştürebiliyor. Bunun haricinde BlackBerry akıllı telefonların pil ömrünü daha da uzatan Pil Tasarruf Modu özelliği de eklenenler arasında yer alıyor. BlackBerry Curve 9360 veya 9380 kullanıcıları BlackBerry 7.1 ile birlikte FM radyo dinleme imkanına da kavuşuyor. Güncellemeye buradan ulaşabilirsiniz.



17
Cisco Network / inter VLAN ROUTİNG KONFİGÜRASYONU
« : Aralık 30, 2011, 11:28:32 ÖÖ »
inter-VLAN Routing, VLAN Konfigurasyonu, VLAN Kurulumu, Cisco, Switch, Router, VLAN Trunk



    Switch>enable
    Switch#configure terminal
    Switch(config)#interface FastEthernet 0/1
    Switch(config-if)#switchport mode access
    Switch(config-if)#switchport access vlan 20
    Switch(config-if)#exit

    Switch(config)#interface FastEthernet 0/2
    Switch(config-if)#switchport mode access
    Switch(config-if)#switchport access vlan 20
    Switch(config-if)#exit

    Switch(config)#interface FastEthernet 0/3
    Switch(config-if)#switchport mode access
    Switch(config-if)#switchport access vlan 10
    Switch(config-if)#exit

    Switch(config)#interface FastEthernet 0/4
    Switch(config-if)#switchport mode access
    Switch(config-if)#switchport access vlan 20
    Switch(config-if)#exit

    Switch(config)#interface FastEthernet 0/0
    Switch(config-if)#switchport mode trunk
    Switch(config-if)#end

 
Router Konfigurasyonu

    Router>enable
    Router#configure terminal
    Router(config)#interface FastEthernet 0/1
    Router(config-if)#no ip address
    Router(config-if)#exit

    Router(config)#interface FastEthernet 0/1.10
    Router(config-subif)#encapsulation dot1Q 10
    Router(config-subif)#ip address 192.168.1.1 255.255.255.0
    Router(config-subif)#exit

    Router(config)#interface FastEthernet 0/1.20
    Router(config-subif)#encapsulation dot1Q 20
    Router(config-subif)#ip address 192.168.2.1 255.255.255.0
    Router(config-subif)#end

Inter-VLAN Routing Configuration

18
Genel İnternet / MS hangi silahları, neden yasaklıyor?
« : Aralık 28, 2011, 09:25:06 ÖÖ »

Xbox 360 kullanıcılarının ayrılmaz bir parçası da avatar'lar... Bazı oyunlarda kendimizi ifade etmemize ve hangi oyunları ne derece oynadığımızın en büyük göstergesi olan avatar'larımıza şimdi bir yasak geliyor.

Epic Games'in topluluk yöneticisi olan "raczilaa" game developer'ın kendi forum sitesinde yayınladığı bir bildiride, "gun probs" adı altında bulunan, yani silah ve benzeri eşyaların, yakın zamanda Xbox Live Marketplace'den kaldırılacağını açıkladı.

Raczilla forum sitesin üzerinde şu sözlere değindi; "Herkesin dikkatine! 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren 'Lancer ve Hammerburst' avatar eşyaları, Xbox LIVE Marketplace üzerinden satışa kapanacaktır. 1 Ocak'tan önce yapılacak olan alış verişlerse kullanıcılarda kalmaya devam edecek. Yeni bir politika değişimiyle aldığımız bu karardan etkilenmemek için halen vaktiniz varken istediğiniz parçaları hemen satın alın."

Nitekim Microsoft tarafından bu yeni politikanın neden yapıldığına dair bir açıklama gelmedi. Akla gelen tek mantıklı yanıtsa, silah ve benzeri eşyaların bazı ülkelerde sorun yaratmış ya da gelecekte yaratabileceği oldu.

19
Ürün alım / Android ceplere yeni olanlar için 4 ipucu!
« : Aralık 28, 2011, 09:23:06 ÖÖ »


Hala düğmeli bir cep kullanıyorsunuz ve yepyeni bir Android'li cep telefonu alarak dokunmatik dünyasına adım atmak istiyorsunuz. Ancak Android konusunda neredeyse hiç tecrübeniz yok. Peki neleri bilmeniz gerekiyor? İşte başlamanız için birkaç ipucu:

1. Bir Google hesapı açın: Android'li bir cebi kullanmak için öncelikle bir Google hesabına ihtiyacınız var. Bir Gmail hesabınız varsa, Google hesabınız var demektir. Google hesabıyla Gmail'e, YouTube'a Google Docs'a, Google Maps'e, Google Calendar'a, Blogger'a ve tüm Google ürünlerine giriş yapabilirsiniz. Google hesabı, kişilerinizi ve takviminizi PC'niz ve cebiniz arasında eşitlemenizi sağlayacaktır.

2. Sosyal ağlar: Android işletim sistemi, sosyal ağlarınıza bağlı kalmak için en iyi seçeneklerden biri. Resmi Twitter uygulaması ile Twitter'ın hızına yetişmeniz çok kolay. Facebook, Google+, Tumblr ve Foursquare uygulamaları da sosyal ağ tutkunlarını memnun edecek düzeydeler.

3. İhtiyacınız olan uygulamaları bulun: Akıllı ceplerin sıradan ceplerden farkı, e-posta gönderip alabilmekten öte uygulama çalıştırabilmeleridir. Android, Apple'dan sonra ikinci en büyük uygulama mağazasına sahip. Android Market'e https://market.android.com/ adresinden veya telefonunuzdaki Market uygulamasından ulaşabilirsiniz. Android'de haber okumayı düşünüyorsanız Pulse çok işinize yarayacaktır. Angry Birds'den biraz daha zor bir oyun arıyorsanız, Cut the Rope sizi tatmin edecektir.

4. Arkadaşlarınızla konuşun: Android'li cep telefonu kullanan arkadaşlarınızla konuşun ve ondan fikir alın. Dünyanın en çok kullanılan mobil işletim sistemini kullanan bir arkadaşınızı bulmak, sizin için çok da zor olmayacaktır.


20
Genel İnternet / Steve Jobs'un başarıya giden 7 kuralı!
« : Aralık 26, 2011, 02:49:06 ÖS »


Steve Jobs'un hayatımızdaki etkisini küçük göremeyiz. Jobs'un yenilikleri, bilgisayarlardan filmlere, müzikten mobil cihazlara hayatımızın birçok öğesine dokundu.

İş dünyasının en önemli isimlerinden biri olarak tanınan Jobs, ürünlerine getirdiği basitlik, işlevsellik ve zerafet ile Apple'ın büyük bir hayran kitlesi oluşturmasında büyük rol oynadı.

Steve Jobs'un 56 yaşında, 7 senedir savaştığı pankreas kanserine yenik düşerek hayatını kaybetmesi, teknoloji dünyasında büyük üzüntü yarattı. Peki, Jobs'un başarıya ulaşmakta izlediği kurallar hangileriydi?

1. Sevdiğiniz işi yapın: "Bir tutkuya sahip insanlar, dünyayı daha iyi bir hale getirebilir." Jobs, girişimci olmaya çalışanlara bir öğüt vermesi istendiğinde ise şunları söylemişti: "Hayatta ne için tutkum olduğunu öğrenene kadar garson yardımcılığı veya benzeri bir iş yapardım."

2. Dünyayı değiştirin: Jobs, ileri görüşün gücüne inanıyordu. Bir keresinde Pepsi başkanı John Sculley'e şu soruyu sormuştu: "Hayatını şekerli su satarak mı geçirmek istiyorsun, yoksa dünyayı değiştirmek mi?" Jobs'a göre en büyük rüyamızı asla unutmamalıydık.

3. Bağlantılar yapın: Jobs, geniş bir hayat deneyimine sahip insanların, diğerlerin genellikle kaçıracağı şeyleri gördüğünü söylemişti. Jobs, Macintosh'u meydana getirene dek pek işine yaramayan yazma sanatı dersleri almıştı.

4. 1.000 şeye hayır deyin: Jobs, 1997'de Apple'a döndüğünde 350 ürüne sahip bir şirketi devralmıştı. Ancak 2 yıl içinde bu sayıyı 10 ürüne düşürdü. Bu sayede her ürün için bir "A-takımı" atayabiliyordu.

5. İnanılmaz derecede farklı deneyimler meydana getirin: Jobs, müşteri - servis deneyimine de önemli yenilikler getirmişti. Bir Apple mağazasına girdiğinizde gördüğünüz her şey, hayatınızı zenginleştirmeye ve Apple ile duygusal bir bağ oluşturmanıza yönelikti.

6. Mesajı doğru verin: Dünyanın en iyi fikrine sahip olabilirsiniz, ancak fikirlerinizi iletemiyorsanız bunun önemi yoktur. Jobs, belki de dünyanın en iyi kurumsal hikayecisiydi.

7. Ürün değil rüya satın: Jobs'ın hayal gücümüzü anlamasının nedeni, belki de müşterilerini gerçekten anlamasıydı. Jobs, tabletlerin çok karmaşık cihazlar olması durumunda ilgimizi çekmeyeceğini biliyordu. Bunun için ön yüzünde sadece bir düğmesi olan bir iPad meydana getirdi. Kullanması ise çocuklar için bile çok kolaydı.

Jobs, müşterilerimize rüyalarına ulaşması konusunda yardım ettiğimizde kazanabileceğimizi gösterdi.

21
Genel İnternet / Android 4.0: Ice Cream Sandwich incelemede!
« : Aralık 26, 2011, 02:45:35 ÖS »

İlk olarak Samsung Galaxy Nexus ile servis edilen Google'ın son mobil işletim sistemi Android 4.0, Android için şimdiye kadar olan yapılmış en büyük yenilikleri getiriyor.

Geliştirilmiş menülerden daha kullanışlı klavyesine ve NFC yeteneklerine, en tecrübeli Android kullanıcıları bile Android 4.0 "Ice Cream Sandwich"e alışmak için biraz zaman harcayacaklar gibi görünüyor.

TechRadar'ın da desteğiyle, sizlere Android 4.0'ın neler getirdiğini anlatmaya çalışacağız. Bu sayede, aklınızda kalan son soru işaretlerinin de rtadan kalkacağını umuyoruz...

Arayüz

Android 4.0'ın en çok dikkat çeken özelliği bize sunduğu arayüzü olarak karşımıza çıkıyor. İşletim sistemi prensip olarak bildiğimiz Android'e benziyor, ancak bazı açılardan oldukça farklı.

Öncelikle Android 4.0 herhangi bir düğmeye gerek duymaksızın çalışmak üzere tasarlanmış. Ancak bu, Android 4.0'a geçtikten sonra Galaxy S II'nizin düğmelerinin çalışmayacağı anlamına tabi ki gelmiyor.

Android 4.0'da yazılımsal üç düğmeye sahibiz: Geri, Giriş ve Son Uygulamalar (veya çoklu görev). Son seçenek, telefonlar için yeni bir seçenek sayılabilir ve Android 3.0'dan geliyor. Bu sayede son çalıştırdığınız uygulamaların küçük resimlerini görebiliyorsunuz.
Son Uygulamalar menüsünde, yeni bir parmak hareketi olan yan taraflara kaydırma ile bir uygulamayı listeden kaldırmak mümkün.

Giriş ve geri dönüş düğmeleri, her zamanki gibi çalışıyor ancak bu düğmelere "uzun basmak" artık işe yaramıyor. Yani örneğin klavyeyi otomatik olarak açmak, artık mümkün değil.

Herhangi bir medya açtığınızda, bu düğmeler küçük noktalar halini alıyor ve daha fazla ekran boşluğuna sahip oluyorsunuz.

Menü düğmesi kaldırıldığından, bazen onun yerine geçen "üç nokta" düğmesini aramak zorunda kalabiliyorsunuz. Bu düğmeler herhangi bir yerde olabiliyor, bu da dikkatinizi dağıtabiliyor.

Aslında üç düğmeden birinin Çoklu görev panelini açması da şaşırtıcı bir tercih olmuş. Zira bu ekrana Giriş tuşunu uzun basılı tutarak da erişebilirdik. Ancak yine de çoklu görev paneli oldukça şık görünüyor ve uygulamaları rahatlıkla kapatabilmenizi sağlıyor.

Giriş ekranları ise yine 5 tane ile kısıtlı; buna ek olarak istemediğiniz giriş ekranlarını artık kaldıramıyorsunuz. Bu durum, genişletilebilir widget'leri bolca kullanmak isteyenlerin pek hoşuna gitmeyebilir. Ancak yine de endişelenecek bir şey yok. İşletim sistemi geliştiricilerin eline geçtiğinde, sayısız özelleştirme imkanı ortaya çıkacaktır.

Android 4.0'ın çok konuşulan yüz ile kilit açma özelliği, telefonunuzun ön yüz kamerası yoluyla kilidini açmanızı sağlıyor. Ancak özellik, farklı ışık seviyelerinde sorun yaşatabiliyor; bunun yanında yüzde 100 güvenlik sağlamadığı da Google tarafından bildiriliyor.

Uyarı çubuğunda yapılan işlevsel geliştirmeler sayesinde artık daha geniş bir bilgi alanı sunuluyor. Örneğin bir arkadaşınız size bir mesaj gönderdiğinde veya cevapsız bir aramanız olduğunda, arkadaşınızın resmini de uyarı çubuğunda görebiliyorsunuz.

Sadece bazı uyarılardan kurtulmak istediğinizde ise bunu güncellemeleri kaydırarak yapabiliyorsunuz.

Bu arada Google, Market kısayolunu menü ekranının sağ üst tarafına yerleştirerek Android Market'e erişimi de daha kolay bir hale getirmiş. Diğer büyük bir değişiklik ise, menü ekranındayken herhangi bir widget'ı seçmeden her birine göz atabilmeniz. Bu sayede yeni bir uygulama yüklediğinizde, widget'ını ana sayfanıza ekleyip eklememe konusunda zaman kaybetmeden karar verebiliyorsunuz.
Kişiler

Kişiler sistemi, Android 4.0 ile önemli geliştirmelere sahne olmuş. Roboto adındaki yeni yazı tipi, mavi ve beyaz renklere sahip arayüz, göze şık gelen bir tasarım sunuyor.

Android'in kişi listesi, bildiğimiz gibi ve her kişinin yanında bir fotoğraf görüntülüyor. Ancak yeni Android'de bazı büyük farklar da var: Örneğin Google+ ve Twitter gibi sosyal ağlarda yapılan güncellemeler, bir kişinin profiline dokunarak veya sola sürükleyerek ekrana getirilebiliyor.

Facebook entegrasyonu Android 4.0'da henüz bulunmuyor, ancak Facebook sosyal ağ API'sını güncellediğinde bu özelliğin sunulacağını düşünüyoruz.

Kişiler arasında dolaşmak ise Galaxy Nexus'un büyük ekranında oldukça kolay. Google+ entegrasyonun ise bizi tatmin etmediği notunu düşelim.

Mesajlaşma

Android klavyesinde büyük bir görsel yenilik yok. Ancak metin tahmininde artık kelime başına üç tahmin gösteriliyor ve bu sayede önerilen kelimeyi daha kolay seçebiliyorsunuz.

Yeni klavyenin yazım doğruluğunun üst seviyede olduğunu söylemeliyiz. Bu sayede Android'de metin mesajları yazmak kusursuza yaklaşıyor.

Ses tanıma da artık daha iyi ve artık gerçek zamanlı tepki verebiliyor. Yani metine dönüştürme işlemi için konuşmanızın bitmesi beklenmiyor ve bulut tabanlı tahmin yoluyla anında sonuç sağlanıyor.

Google'ın ses tanıma özelliğini Apple iPhone 4S'deki Siri'nin ses tanıması ile karşılaştıracak olursak, Google'ın sadece biraz geride olduğunu söyleyebiliriz.

İnternet tarayıcısı

Birçok dahili özellikte olduğu gibi, Ice Cream Sandwich'in web tarayıcısında da değişiklikler bulunuyor. Bunlardan en büyüğü, sekmeli gezintide yapılan değişiklik. Artık açık tüm web sitelerini canlı küçük resimler arasında dikey olarak kaydırarak yapabiliyorsunuz.

Beğendiğimiz diğer bir özellik ise web sitelerinin masaüstü sürümünü çağırabilme olanağı. Bu sayede size zorla mobil sürümünü gösteren web sitelerinin masaüstü PC'lere yönelik sürümlerini açabiliyorsunuz.

Çevrimdışıyken de web sayfalarını okuyabilmemizi isteyen Google, buna olanak sağlayan kaydetme özelliğini Android 4.0'a eklemiş. Ancak çevrimdışıyken sayfalarda bulunan bağlantılara tıklayamıyorsunuz.

Galaxy Nexus'un tarayıcısını beğendiğimizi itiraf etmeliyiz. Tarayıcının tepki çabukluğu, kullanışlı tasarımı bizi etkilemeyi başardı.

Kamera

Android 4.0'daki kamera sistemi, önemli geliştirmeler yapılan alanlardan. Beyaz dengesi, pozlama, sahneler gibi ayarlar hala mevcut. En önemli yenilik ise "sıfır bekleme süresi"ne sahip fotoğraf çekme düğmesi. Bu sayede Galaxy Nexus, iPhone 4S'den bile daha çabuk fotoğraf çekebiliyor. Ancak bu özellikten faydalanmak için otomatik odaklanmayı kapatmanız gerekiyor. Yeni dahili düzenleme aracı, fotoğraflarınızı kolayca düzenleyebileceğiniz anlamına geliyor.

Hızlı fotoğraf çekme özelliğinin tek çekirdekli telefonlarda bu hızda çalışıp çalışmayacağını şu an tahmin etmek ise zor.

Galaxy Nexus'un 1080p video kaydetme performansının da bizi etkilemeyi başardığını söylemeden geçmeyelim.

Medya

Android 4.0'daki müzik çalıcısı, mavi tema ile baştan aşağı yenilenmiş bulunuyor. Uygulamayı açtığınızda son çaldığınız müziklerin bir listesi ile karşılanıyorsunuz, bu da müzik çalıcınızın size özel olduğu hissini veriyor.

Sağa ve sola kaydırarak Albümler, Sanatçılar ve Şarkılar arasında dolaşabiliyorsunuz. Sağ üstte yer alan büyüteç simgesine dokunarak aklınıza gelen parçayı kolaylıkla bulmanız mümkün.

Müzik çalıcısı, şarkıları beğenmenize ve "beğenmemenize" de izin veriyor. Bunun ne işe yaradığını tam olarak anlamasak da, karışık çalma özelliğini geliştirdiğini umuyoruz.

Sonuç

Ice Cream Sandwich, hiç şüphesiz Android'in ihtiyaç duyduğu geliştirmeleri içerisinde barındırıyor. Android 4.0 artık daha hızlı, daha temiz ve hiç olmadığı kadar sezgisel. Üstelik yeni veri yönetimi ile telefonunuzun kullandığı verilere kısıtlama getirebiliyorsunuz.

Uyarı çubuğunda kişi fotoğraflarının görünmesi, donanımsal düğmelerin kaldırılması, ayarların daha erişilebilir olması, birçok kullanıcının hoşuna gidecek özelliklerden. Web tarayıcısının sitelerin masaüstü sürümlerini açabilmesi ve siteleri çevrimdışı okumaya yönelik indirebilmesi de hoş karşılanacak yeniliklerden.

Peki ya Android 4.0'da hoşumuza gitmeyen hiçbir şey yok mu?

Android 4.0'da ilk olarak basitliğin fazlasıyla yer edindiğini tecrübe ettik ve aslında bu, çok hoşumuza gitmedi. Video çalıcıda sadece bir kaydırma çubuğu ve çalma düğmesinin olması güzel, ancak daha fazla denetim sağlansaydı elbette daha iyi olabilirdi.

Bunun yanında göz kamaştıran animasyonların ve hizmetlerin nispeten ucuz telefonlarda ve eski ceplerde nasıl görüneceği merak konusu.

Diğer sorunlar ise oldukça küçük: Dosya türlerine olan eksik destek, Google Wallet'ın henüz eklenmemiş olması ve az sayıdaki giriş ekranı gibi.

Bu eksiklikler güncellemelerle veya cep telefonu üreticilerinin kendi arayüzlerini Android 4.0'a entegre etmesiyle beraber önümüzdeki aylarda kapatılacaktır.

Biz genel olarak Android 4.0'ı beğendik ve geliştirmelerden oldukça memnun kaldık. Ancak sizin ne kadar beğeneceğiniz, biraz da kişisel tercihlerinize bağlı.

22
Genel İnternet / YouTube.xxx ile tanışın!
« : Aralık 13, 2011, 09:33:04 ÖÖ »


İnternet arama motoru devi Google, XXX alan adının hizmete girmesiyle birlikte YouTube servisinin XXX alan adını satın aldı.

Elbette YouTube.XXX'in satın alınması YouTube'u cinsel içerikli videoların olduğu bir portal yapmayacak. Google'ın bu alan adını almasındaki en önemli etken üçüncü bir şahsın YouTube ismini kullanarak kendisinden ayrı bu alan adını almasının önüne geçmek. Yani Google, YouTube markasını korumak adına böyle bir adım attı.

Haber yayına hazırlanırken YouTube.XXX adresine erişim henüz sağlanamıyordu.

23
Genel İnternet / CoD: Modern Warfare 3!
« : Aralık 13, 2011, 09:25:57 ÖÖ »


Activision yeni Call of Duty'i yaklaşık bir ay önce görücüye çıkardı. Modern Warfare 3 için Infinity Ward ve Sledgehammer birlikte çalıştı. Sizin için oyunu oynadık ve inceledik.

Eğer Call of Duty serisini daha önceden biliyorsanız, oyunu oynamadan bazı beklentileriniz oluşmuştur. Daha önce de söylediğimiz gibi Modern Warefare 3'ün oynadığımız PC versiyonu bir shooter oyunu için beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı.

Oyuna baktığımızda oyun klasik bir Call of Duty oyunu, bu çizgisinden kaymamış. İlk bölüm "Black Tuesday"de doğruca ABD metropolünde borsa binasının çatısına koşuyorsunuz. Başka bir çıkış yolu yok. Belli bir noktaya kadar bir şey yapmayan düşmanlar, hedefe ulaştığınızda başlıyor. Aynı prensip tüm bölümlerde geçerli. Havada, karada, suda...

Persona non grata... Üçüncü bölümün adı... Bu bölüm yeni oyunun sunabildiği her şeyi gösteriyor. Yuri olarak bir Rus görev gücüyle işbirliği yaparak Makarov teröristlerine karşı savaşıyorsunuz. İlk sahne yaralı yoldaşları gösteriyor. Amacımız onları mümkün olduğunca az yaralanmalarını sağlayarak yangın bölgesindeki helikopter alanına getirmek. İlk bölümde büyük bir sokağa kurulmuş örme bir evde savaşıyoruz. Bunu evin bodrumuna girene kadar devam ettiriyoruz. Orada bizi savaşa çekecek küçük uzaktan kumandalı silahlar buluyoruz.Yangın içinde tam donanımlı helikopter ile sayısız düşmanı bombalıyoruz. Arka planda ise yoldaşlar güvenli bir biçimde ilerliyor. Son olarak yine Yuri'nin kılığına giriyoruz. Ve bölüm bitiyor.

Aslında tüm bölümler benzer mantıkla tasarlanmış. Teker teker bakıldığında hikayeler kısa ve birbirine bağlanmış şekilde. Özet ise Rus teröristlerin dünyanın en büyük başkentine saldırısı, 3. Dünya Savaş'ının patlak vermesi ve ülkeler arası ittifakların kurulması.

Activision MW3'in öncelikli olarak XBOX 360 ve PlayStation 3 için üretildiği konusunda bir şüphe bırakmadı. PC versiyonu sadece bir yan ürün olarak bulunuyor. Tüm oyun boyunca bu zaten görülüyor. Grafikler en seviyede bile kusursuz değil; dokular yakından incelendiğinden çok büyük zevk vermiyor. Patlamalar ve insan efektleri ise Battlefield 3'e oranla kötü. Kısacası MW3, grafik konusunda en büyük rakibi Battkefield 3'ün gerisinde kalmaktan kurtulamıyor. Serinin bir önceki oyununa oranla "vay" dedirtecek fazla bir görsel özellik yok.

Zengin ses ve iyi İngilizce
MW3 sesler açısındansa iyi puan topluyor. Patlamalar kuvvetli bir şekilde duyuluyor ve oyun boyunca arkadaki müzik sizi heyecanlandırıyor. İngilizce konuşmalar sanki bir robot konuşuyormuş gibi değil; aksine akıcı ve gerçekçi...

Modern Warfare 3 bizim gerçekten hoşumuza gitti. Kötü sürpriz beklemiyorduk; zaten böyle bir sürpriz gelmedi. Terminator filmini tanıyanlar, bir sonrakifilmde ne olacağını bilir: Aksiyon, sşlahlar ve savaş... Bu konuda Infinity Ward hızlı senaryo dizileri, ses efektleri ile güzel bir karışım elde ediyor.

Call of Duty Modern Warfare 3 PlayStation 3, Xbox 360 ve PC için marketlerde bulunuyor. Nispeten ana oyuna benzeyen ancak kalite açısından sınıfta kalan Wii sürümü ise, sadece meraklılarına hitap edebiliyor...

24
Genel İnternet / Altı farklı paketle Windows 7'yi renklendirin
« : Aralık 13, 2011, 09:21:05 ÖÖ »



Aksiyon dolu Transformers filmlerinde zararsız araçlar devasa robotlara dönüşüyorlar. Sizler için hazırladığımız dönüşüm paketlerinde de benzer bir durum söz konusu. Fakat burada masaüstünüze devasa bir görünüm kazandırıyoruz.

Windows 7 işletim sisteminize biraz can vermek istiyorsanız hazırlamış olduğumuz tasarım paketleriyle çok farklı işletim sistemlerini deneyebilirsiniz. Android, iOS, Mac OS X, Mango, Ubuntu veya Windows 8 stillerini kullanmak mümkün.

Üstelik tamamen otomatik çalışan kaplama paketleriyle birlikte farklı araçlar da emrinizde. Bu bağlamda duvar kağıtları, simgeler, giriş ekranı ve hatta bir Dock bile mevcut. Tüm bunlar paketlerle birlikte bilgisayarınıza kuracağınız ve sonrasında kolayca kaldırabileceğiniz RocketDock, Universal Theme Patcher ve Resource Hacker ile mümkün oluyor.

Madalyonun diğer yüzü
Dönüşüm paketleri sisteminizde bazı girdiler oluşturuyor ve bunlar da ileride bazı sorunlara yol açabilir. Bu bağlamda paketleri yüklemeden önce bir geri yükleme noktası oluşturmakta fayda var. Her ne kadar paketlerin hepsi beraberinde kendi silme araçlarını getirseler de gerektiğinde çalışan bir sisteme anında dönebilmek için geri yükleme noktasını elinizin altında bulundurmakta fayda var.

Kaynak: Chip.com.tr

25
Teknolojik konular / Samsung ava giderken avlandı!
« : Aralık 11, 2011, 09:40:56 ÖÖ »
Samsung, Apple'ın iPhone 4S'ini yasaklatmak isterken bakın başına neler geldi...



Samsung ve Apple arasındaki patent savaşında yeni bir gelişme yaşandı. Fransa'da Apple'ı mahkemeye veren ve iPhone 4S'in satışına yasak getirmeyi planlayan Samsung'un bu talebi Fransız mahkemesince reddedildi. Samsung, iPhone 4S'in kendi ürettiği Galaxy marka telefonlarının bazı özelliklerini taklit ettiğini iddia ediyordu.

Ancak davanın reddedilmesiyle de olay bitmedi. Samsung, Apple'a ödenmek üzere aynı mahkeme tarafından 100 bin euro'luk bir cezaya da çarptırıldı...

Samsung ve Apple arasındaki savaş ABD ve İtalya başta olmak üzere birkaç ülkede hala sürüyor.

Bilgi için: Samsung
Telefon: (212) 288 56 38

26
Anket Odası... / Sosyal ağlardan en beyendiğiniz hangisi?
« : Kasım 01, 2011, 10:18:59 ÖÖ »
Bence efektif kulanım, basitlik vs. gibi özelliklerle Facebook :)

27
Genel İnternet / Google+ İncelemesi
« : Kasım 01, 2011, 10:11:00 ÖÖ »
Google+ nedir, yenir mi, Facebook'a rakip olabilir mi, farkları nedir vb.sorularınızın cevapları burada

Google+ İncelmesi


Google+ açıldı ve İnternet aleminin en büyük iki firması Facebook ve Google arasındaki rekabet yeni bir boyut kazandı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Facebook ve Google hizmetleri çeşitli noktalarda kesişse de şimdiye kadar rekabet bu kadar keskin ve belirgin değildi. Google, Facebook'un 750 milyon kullanıcı ile hakim olduğu sosyal ağ mecrasına geçiş yaptı.

Peki uzun süredir rakipsiz olan, hatta bir rakip çıkacağı düşünülmeyen Facebook korkmalı mı? Henüz bu sorunun cevabını vermek için erken ama Google Plus'ın bu henüz gelişmekte olan haline bakarak söyleyebilirim ki Facebook rehavete kapılmamalı.

Google Plus açılır açılmaz özellikle dış basında büyük ilgi gördü ve inceleyen hemen herkes Google'ın çalışmasını oldukça başarılı buldu. Bakalım rüzgarı arkasına alan Google Artı neden övülüyor görelim.

İlk Bakış
Google Plus'a ilk baktığınızda, özellikle de ana sayfasına, Facebook'un aynısını yapmışlar diyebilirsiniz. Evet genel hatlarıyla Facebook'un yapısına benziyor. Diyebiliriz ki Google da Facebook'un sosyal ağ sisteminde yarattığı standartlardan hareket etmiş ama Facebook'tan farklı olarak Google Plus'ın bütün bölümlerin de Google'ın sadelik politikasının etkilerini görebiliyorsunuz. Bu sadelik kullanım kolaylığı sağlayan özelliklerle de birleşince Facebook'a göre daha şık daha derli toplu bir yapı oluşturulmuş.

Google Plus'ın aldığı övgüler tabii ki sadeliği yüzünden değil onu Facebook'dan ayıran ince ayrıntıları. Google+ geliştirilirken Facebook'un zayıf ve eksik olduğu yanlar çok iyi bir şekilde incelenmiş. Bu noktada parmak basacağımız ilk konu "Çevreler" özelliği.

Çevrenizde Kimler Var Yazınız
Facebook'ta arkadaş listemizdekilerin hepsi arkadaşımız sayılmaz. Bir kısmı arkadaşlarımızın arkadaşları ya da bir kısmı da arada sırada iletişim kurmamızın gerekebileceği bu yüzden listemizde tuttuğumuz tanıdıklar... Kimileri de sadece çalışma arkadaşlarımız hatta belki patronumuz... Facebook, içinde oldukça çeşitlilik barındırabilecek bu arkadaş habitatlarının daha iyi yönetilebilmesi ve kullanıcıların farklı arkadaş topluluklarına daha pratik bir şekilde paylaşım yapabilmeleri için Grup özelliğini çıkarmıştı. Facebook grup özelliğinin kullanımından memnun olduğunu söylese de bu özellik Facebook'un genelinde arka planda kaldı.

Google ise Facebook'taki arkadaş listesini, e-postalarının adres defterlerini, twitterdaki takipçileri, takip edilenleri vb. yazılı iletişim listelerini anlaması, kullanması ve yönetmesi son derece basit görsel bir gruplama aracına dönüştürmüş. Çevreler adı verilen bu araç bağlantılarınızı istediğiniz başlıkta gruplayabilmenize olanak sağlıyor. Diyeceksiniz ki Facebook'taki gruplar da buna yarıyor. Buna karşılık diyebilirim ki önce Facebook'ta bir grup oluşturun ardından bir de Google+'da bir çevre yaratın; farkı göreceksiniz.

Google+ İncelmesi

Çevrenizdeki kişileri, sürükle bırak yöntemi ile kendi oluşturduğunuz ya da başlangıçta hazır bulunan bir veya daha fazla çevreye atabiliyorsunuz. Birden fazla kişiyi seçip hepsini bir seferde kolayca bir çevreye dahil etmek de mümkün. Toplu seçimi iptal etmek de gayet kolay tek yapmanız gereken çevrenizdekiler bölümünde boş bir yere tıklamak. Google bu görsel tasarım ile kişi listesini yönetimini, bilgisayarda dosya ve klasör kullanmak kadar kolay bir şey haline getirmiş. Ayrıca çevrenizdeki kişilerin yerleşimi de kişi listenizin yönetimini kolaylaştırıyor. Arkadaşlarınızın küçük kutular içinde dizili olması sayfayı kaydırmadan daha çok kişiyi görebilmenize olanak sağlıyor.

Google+ İncelmesi

Görselleştirilen kişi listesinin kullanım kolaylığı dışında çok önemli bir artısı daha bulunuyor. Google+'da yapılan tüm gönderileri oluşturduğunuz çevrelere göre filtreleyebiliyorsunuz. Örneğin bir iş arkadaşları çevresi oluşturdunuz. Ana sayfada iş arkadaşları çevrenize tıklayarak sadece onlardan gelen gönderileri görebiliyorsunuz ki bu da kullanıcının kalabalıklaşan paylaşım çeşitliliği içinde kaybolmasının ve çoğu gönderinin gözden kaçma olasılığını azaltıyor.

Google+ İncelmesi

Arkadaş grupları oluşturmak paylaşım yaparken de kullanıcıya çeşitli seçenekler sağlıyor. Çevrelerinizin gönderilerini ayrı ayrı görebilmenin yanında gönderilerinizi de farklı çevrelerle paylaşabilirsiniz. Mesela sadece yakın arkadaşlarınızla paylaşmak istediğiniz bir şey var. Bir yakın arkadaş çevresi oluşturup gönderinizi sadece bu çevre ile paylaşabilirsiniz. Merak etmeyin çevre bilgileri kullanıcıya özel yani arkadaşlarınız, onları nasıl grupladığınızı göremiyorlar. Yani belli etmediğiniz ama içten içe sevmedikleriniz için gruplama yapabilirsiniz.

Çevre sistemi sadece Google+ ile de sınırlı değil. Gmail hesabınızdaki kişilerde çevrenizdekiler arasında gözüküyor ve bunları da istediğiniz gruplara dahil edebiliyorsunuz. Google+'da olmayanlar e-postadan bağlı olarak tanımlanıyor ve kişi kartlarının içinde küçük bir mektup simgesi ile ayrılıyorlar. Bu uygulama Gmail hesabınızın etkili bir şekilde Google+'a entegre olmasını sağlıyor. Diyelim ki Google+'da bir paylaşım da bulunuyorsunuz. Paylaşım yaptığınız çevre de Google+'da olmayan kişiler varsa; eğer isterseniz paylaşımı bu kişilere e-posta olarak göndermek mümkün. Böylece Gmail hesabı ve Google+, efektif bir şekilde beraber kullanılabiliyor.

Google+ İncelmesi

Çevrenizdekiler içinde Google Artı üyesi olanların üzerine çift tıklayarak profillerine erişebiliyorsunuz. Profil bölümü birkaç küçük detay dışında Facebook'tan pek de farklı değil. Ancak bu küçük detaylar büyük fark yaratıyor, özellikle de gizlilik ayarlarında...

Profilinizin Hakimi Sizsiniz
Facebook'un gizlilik seçenekleri yıllar içinde pek çok evre geçirdi. Kimi zaman Facebook'un kullanıcıların gizlilik tercihlerini onlara sormadan değiştirmesi gibi krizler de yaşandı. Yani Facebook ve kullanıcı gizliliği başlangıçtan bu yana sorunlu bir konu ve öyle de olmaya devam ediyor.

Facebook'un gizlilik ayarları sıklıkla yeteri kadar kontrole imkan vermemek ve anlaşılır olmamakla eleştirilir. Facebook gizlilik ayarlarını geliştirse de bu ayarların yapımı hala zor ve bulunması kolay değil. Facebook profil düzenleme menüleri içinde kaybolmak ya da aradığını bulamama durumu hala devam ediyor.

Google+ İncelmesi

Google, Facebook'un aldığı eleştirilerden ders almış olacak ki kullanıcıların gizlilik ve tercih özgürlüğü konusundaki hassasiyetini dikkate almış ayrıca profilin oldukça kolay bir şekilde düzenlenebilmesini sağlamış. Google+'da "Profili Düzenle"meyi aktifleştirdiğinizde içeriğini ya da gizlilik ayarını değiştirmek istediğiniz alana tıklamanız yeterli. Tıkladığınız alanın herkese mi yoksa belirli çevrelere mi gösterileceğini kolayca ayarlayabiliyorsunuz. İçeriğin ve gizlilik ayarının aynı yerden yapılabilmesi hem pratiklik hem de esneklik sağlıyor. Tek tek her profil bilgisinin gizlilik ayarı daha rahat bir şekilde yapılabiliyor. Son olarak profilinizin dışardan nasıl gözüktüğünü de görmek kolay çünkü bu özellik hemen profilin içinde ulaşılabilir bir yere konmuş. Facebook gibi ancak 3 sayfa geçtikten sonra görmüyorsunuz.

Google+ İncelmesi

Medya albümleri açısında da Google kullanım kolaylığı ve hızı ile dikkat çekiyor. Bilgisayarınızdaki fotoğrafları ve videoları sürükle bırak yöntemiyle rahatlıkla Google+'a ekleyebiliyorsunuz. Albüm oluşturma sırasında albümü hangi çevrelerle paylaşacağınızı yani kimlerin görebileceğini de ayarlayabiliyorsunuz. Ancak burada paylaşım konusunda hafiften bir zorlama yok değil. Sistem albüm oluşturma sürecinde sizi paylaşıma yönlendiriyor. Kimseyle paylaşamadan fotoğraf albümü oluşturmak için paylaşma aşamasında İptal'e basmanız gerekiyor.

Albümlerinizin paylaşım düzeyleri de küçük ikonlarla görsel olarak belirtiliyor. Kilit albümün herkese açık olduğunu, insanlar resmi albümün belli çevrelerle paylaşıldığını, dünya ikonu da albümün herkese (Web dahil.) açık olduğunu gösteriyor.

Google+ İncelmesi

Profilde bulunan bir diğer başlık da "+1'ler". Biliyorsunuz Google'ın Facebook'un beğen tuşuna karşılık çıkardığı Google+1 butonunun kullanımına Google Artı'dan önce başlanmıştı. Bu butonun temel işlev olarak "Beğen" bir farkı yok; yani Google+1, hoşunuza giden şeyleri işaretlemek ve beğenilerinizi başkalarıyla paylaşmaya yarıyor. Ekstra olarak Google +1 yer imi görevi de görebiliyor. Çünkü +1'ler alanında Google+'nın içinde ya da internette başka bir yerde +1'lediğiniz her şeyi görebiliyorsunuz. Yani beğendiğiniz sayfalara, sitelere, videolara vb. bu alandan geri dönebilirsiniz.

Google+ İncelmesi

Profil alanında başkalarının size e-posta göndermesi için de bir seçenek konulmuş. Kullanıcılar E-posta gönder butonunu kullanarak size mesaj atabiliyor. Bu özelliği de kimlere açabileceğinizi ayarlayabiliyorsunuz ve neyse ki e-postanız kimseye gösterilmiyor.

Fotoğraflarınızı Göstermek için Bir Platform Daha
Profil bölümünün altındaki fotoğraflara değindik ama orası aslen ayarlar için. Google'ın Fotoğraflar adlı başlı başına ayrı bir bölüm bulunuyor ki albümleriniz, çevrenizdekilerin fotoğrafları vb. burada bulunuyor. Fotoğraflar çoğu yeni sitede olduğu gibi koyu gri fonlu bir galeri içinde açılıyor. Google+ resimlere yapılan yorumları sola ayrı bir sütun halinde yerleştirmiş. Böylece aşağıya doğru uzanan çok sayıda yorumu okumak için sayfayı toptan kaydırmıyorsanız ve resim görüntüden çıkmıyor.

Google+ İncelmesi

Etiketleme Facebook'a göre daha serbest bir yapıda. Etiketleyeceğiniz alanın büyüklüğünü ayarlayabiliyorsunuz ve illa Google+'da var olan bir kaydı kullanmanıza gerek yok. Örneğin bir fotoğrafta "Deniz" diye bir etiket girmek istiyorsunuz ama arkadaş listenizde de Deniz diye biri var. Facebook'taki etiketleme yaparken illa ki Facebook'un deniz kelimesine getirdiği önerilerden birini kullanmanız gerekiyor. Ancak Google+'da önerilerin dışında yalın bir şekilde "deniz" kelimesi ile etiketleme yapılabiliyor. Fotoğraflarınız üzerine etiket olarak istediğiniz kelimeyi istediğiniz biçimde kullanabiliyorsunuz.

Google+ İncelmesi

Ana Sayfa ve Akışlar
Geldik tüm bu özelliklerin toplandığı ana sayfaya. Yazının başında değindiğim gibi Google+ ilk bakışta Facebook'u andırıyor. Gönderiler sayfanın ortasında aşağıya doğru uzanıyor. Yorumlar gönderilerin altında, menüler solda vb... Google+'ın daha sade bir görünüme sahip olması dışında ana sayfanın stiline değinmeyeceğim. Benim üzerinde durmak istediğim ana sayfanın işlevselliği.

Ana sayfa temel işlev olarak Facebook ile aynı. Çevrenizdekilerin paylaşımları alta alta sıralanmış bir şekilde (Akış adı verilmiş.) sunuluyor. Buradaki en önemli farklılık daha önce çevrelerde de değindiğimiz akışı filtreleme seçeneği. Kullanıcı, akışları kendi belirlediği çevrelere göre filtreleyebiliyor. Özellikle çok fazla kişiyi, sayfayı vb. takip ediyorsanız bu filtreleme oldukça işinize yarayacaktır.

Google+ İncelmesi

Yayınların (gönderilerin, paylaşımların vb.) çalışma mantığı da Facebook ile aynı ama ufak bazı ekstralara sahip. Bu ekstralar küçük de olsa gayet kullanışlı özellikler. Muhtemelen yakında Facebook'un da ekleyeceğini tahmin ettiğim bu özelliklerden ilki yayınlarınızı düzenleyebilme...

Google+ İncelmesi

Örneğin paylaştığınız bir şeyde bir hata yaptınız ve düzeltmek istiyorsunuz. Gönderiyi silmeden direkt olarak düzenleme yapabilirsiniz (Rahmetli Google Wave'in teknolojileri Google+'da yaşamaya devam ediyor.). Ayrıca yayınları yoruma kapatıp açabiliyor ve başkalarının da yayınınızı paylaşıp paylaşamayacağını ayarlayabiliyorsunuz. Bu artının üzerine yayınların paylaşım ayarlarını da değiştirebilsek çok iyi olurmuş.

Sosyal Ağın Yeni Yıldızları
Ana sayfadan erişebildiğiniz, Google'ın epey bir tanıtımını yaptığı iki özellik bulunuyor. Facebook'un video görüşmesi özelliği Google Plus'la yakın tarihlerde duyuruldu ama Google'ın Hangout özelliğinin gölgesinde kaldı. Video Sohbet olarak çevrilen Hangout'da video konferans mantığı oldukça başarılı bir şekilde uygulanmış. Video Sohbet'te aynı anda 10 kişiyle görüntülü sohbet etmek mümkün. Sese duyarlı olan Hangout'ta konuşan kişinin görüntüsü büyük olarak gösterilirken diğerleri altta küçük ekranlarda gözüküyor. Konuşan kişiye göre ana görüntü değişiyor. Sohbetin yanında arkadaşlarınızla beraber Youtube videolarını da izleyebiliyorsunuz. Google, gerçek hayatta toplanan arkadaşların muhabbet ortamlarını sanal dünyaya taşımak için özel olarak çalışmışa benziyor.

Google+ İncelmesi

Ana sayfadan erişebildiğiniz diğer bir özellik ise "Konular". Konular bölümünde Google+ kullanıcılarının, ilgi alanlarına dair içeriklere ulaşabilmesi hedeflenmiş. Aynen Google'da olduğu gibi arama çubuğuna ilgilendiğiniz bir konuyu yazıyorsunuz ve Google bu konuya göre resimler, videolar , metinler vb. içerikler getiriyor. Konular bölümüne yazdığınız kelimeleri isterseniz ilgi alanınız olarak sabitleyebiliyorsunuz. Daha sonra konular başlığı altında toplanan ilgi alanlarına tıkladığınızda karşınıza internette o konuyla ilgili dolaşan güncel içerikleri görebiliyorsunuz. Örneğin ilgi alanı olarak "programlar" yazdığınızda programlar.com'dan çeşitli içeriklere erişebiliyorsunuz. Bu özellik sosyal ağlarda çokça vakit geçiren kullanıcıların da başka içeriklere ulaşmasına yardımcı olacak gibi gözüküyor.

Google+ İncelmesi


Tam Entegrasyon
Google'ın Görseller, Haberler, Gmail vb. hizmetlerinin yanyana sıralandığı üst menüleri bilirsiniz. Google menü alanına Google+'ı ve onun yardımcısını da dahil etmiş. Google hizmetleri içindeyken aktif olan bu üst bölümde Google+'daki bildirimler görülebiliyor ve hangi hizmette olursanız olun Google+'ya gönderi yapabiliyorsunuz.

Google+ İncelemesi

Facebook ve Twitter'ın Chrome ya da Firefox'taki eklentilerini gibi çalışan bu sistem Google'da arama yaparken, postalarınızı kontrol ederken, haberleri okurken, Picasa'da fotoğraflara bakarken, dokümanlarınız üzerinde çalışırken vb. tüm bu işlemler sırasında Google+ ile bağlantılı kalmanızı sağlıyor. Böylece tüm Google hizmetleri Google+ temelinde birbirleriyle entegre oluyor. Bu bar henüz Google.com.tr'de aktifleşmedi ama yakında Türkiye'de de açılacağına şüphe yok.

Özetle Google+'nın Kullanıcılar İçin Anlamı Nedir?
Google+'ın Facebook'tan daha modern ve yaratıcı bir sosyal ağ olduğunu düşünememi sağlayan pek çok detay var. Bu detayların çoğunu yazıda payşaltım ki eminim gözden kaçırdıklarım da olmuştur. Google+ kullanıcıların yeni bir sosyal ağ anlayışı ile tanışmasını sağlayacak. Bu yeni sosyal ağ kendinden öncekilerden daha hızlı çalışıyor, sadeliği, düzeni ve çalışma mantığı olarak kullanımı daha pratik ve kolay. Google+ kullanıcılara esnek ve özelleştirilebilir paylaşım seçenekleri sunuyor. Yayınlarınızı pratik bir şekilde kendi yarattığınız arkadaş gruplarıyla ve de e-posta bağlantılarıyla paylaşabileceksiniz. Gizlilik konusundaki tercihlerinizi daha rahat bir şekilde ayarlayabileceksiniz ki bu da daha bilinçli bir kullanım demek. Yani Google+ kullanıcıya özelleştirilebilir, esnek, zengin, kullanımı pratik bir sosyal ağ deneyimi sunuyor.

Google+'da iki şeyin şu an zayıf olduğunu söyleyebiliriz: Henüz oyun bulunmuyor ve tabii ki Facebook kadar kullanıcı yok. Ancak bu iki durumda zamanla değişecektir. Google henüz yeni açıldı ve yolda yeni özelliklerin olduğu söyleniyor. Geçtiğimiz aylarda Google Web Apps'ı açan ve buraya oyunları dahil eden Google, sosyal ağda da oyunseverlere hizmet verecektir, diye düşünüyorum. Kullanıcı konusu ise aslında sizlere kalmış. Kullanıcılar arkadaşlarını davet ettikçe Google+'da büyüyecektir.

Google+ Web Sitelerine nasıl fayda sağlayacak?
Google+'ı inceleme sürecimde bu yeni sosyal ağın web siteleri için Facebook'tan daha yararlı olacağı sonucuna vardım. Facebook, Web sitelerinin kullanıcılarla buluşması için çeşitli yeni fırsatlar sağladı ama aynı zamanda kullanıcıları pek çok siteden de uzaklaştırdı. Google+'ın çeşitli özellikleri web sitelerinin kullanıcılarla buluşma şansına Facebook'a oranla daha çok katkı yapacağı kanaatindeyim. Bu özelliklerden ilki Google+1 butonu. "Beğen" tuşuyla işaretlenen içerik Facebook'un ana sayfasında bir kez gözüküyor ve kısa sürede kayboluyor. Google+1 butonu ile işaretlenen içerikler ise Google+ profillerinde +1'ler bölümünde toplanacak. Bu da kullanıcıların içeriklere geri dönebilmesine sağlayacak ki böylece içerikler, sosyal ağ paylaşımları kaosunun içinde daha erişebilir olacaklar. Google+1 butonunun arama sonuçlarına da etki edeceğini düşünmek yanlış olmasa gerek.

Diğer önemli bir araç olan Konular da, özellikle sosyal ağ sınırları içinden çok az çıkan yeni nesil kullanıcıların internette var olan başka içeriklere ulaşmasına olanak sağlayacak. Bu araç kullanıldığı taktirde kullanıcılar sadece arkadaşlarının paylaşımlarına değil ilgi alanlarına göre internetteki içeriklere de pratik bir şekilde erişebilecekler. Belki de böylece sosyal ağ ile web siteleri arasındaki ilişki daha simbiyotik bir hale gelebilir.

Sonuçta Google+ hem kullanıcılar hem de web siteleri için "kaliteli" bir sosyal paylaşım platformu. Şu önündeki en ciddi engel Facebook kullanma alışkanlığı ki bu da kırılırsa Google+ çok başarılı olabilir. Tabii internet dünyasında hiçbir şey belli olmaz. Kaliteli ve yaratıcı ürünler her zaman başarılı olacak diye bir şey yok ama Facebook ayağını denk alsa iyi olur.

28
Windows 7 / Windows 7 Dil paketleri
« : Ekim 29, 2011, 12:50:11 ÖS »
Merhaba arkadaşlar işinize yarar diye düşündüm.
Linkler ekteki word dosyasında. Artık yorum yaparsınız  :)

Download Official 32-bit (x86) Windows 7 RTM MUI Language Packs:
Arabic: windows6.1-kb972813-x86-ar-sa_210ccc96338a1ff683803eb4034e5f53d6d54c97.exe
Bulgarian: windows6.1-kb972813-x86-bg-bg_2e5d91b00775e0f974d4ec213fc20d470ff6850e.exe
Chinese (Simplified): windows6.1-kb972813-x86-zh-cn_ab024143b556395e6638e26712b1e0f3bc031fcf.exe
Chinese (Traditional): windows6.1-kb972813-x86-zh-hk_90617b75cfaab716a43e7c082b00490a6d475376.exe
Croatian: windows6.1-kb972813-x86-hr-hr_d8a4131aee5d5de039a3a0dc517ca0c07ebc3472.exe
Czech: windows6.1-kb972813-x86-cs-cz_2759680ec6e2f4a7629c7d02b1fbce0a0d410a4e.exe
Danish: windows6.1-kb972813-x86-da-dk_e1c57a4dcbd336ac73e349a9bb9d30de17ac093f.exe
Dutch: windows6.1-kb972813-x86-nl-nl_194a2ca7b589e77b0be73b822f77760823183c51.exe
English: windows6.1-kb972813-x86-en-us_22ee3397a02372681b375ddabf6ffa33662fd500.exe
Estonia: windows6.1-kb972813-x86-et-ee_3a99769fac5d6a11e6616297f842a9074c045699.exe
Finnish: windows6.1-kb972813-x86-fi-fi_dd1973cc63ab7dea0e5d660af06869a8beefe36a.exe
French: windows6.1-kb972813-x86-fr-fr_1878fd391b990054787a14b0db4a5db00b793bf1.exe
German: windows6.1-kb972813-x86-de-de_1b86ff9b8f4c517dd341d76f24c74399278b05fc.exe
Greek: windows6.1-kb972813-x86-el-gr_1f366d5e4fbde7df89b106821236fc1d3b3c9230.exe
Hebrew: windows6.1-kb972813-x86-he-il_a3d6a6ae858f33ffa11a14c2a966e6603c134ef9.exe
Hungarian: windows6.1-kb972813-x86-hu-hu_12feb47da4bb28f60b6a30d379044356581c20f8.exe
Italian: windows6.1-kb972813-x86-it-it_079a3afeb88f14d24a3b4204812225e78c2e0bb8.exe
Japanese: windows6.1-kb972813-x86-ja-jp_08758c23cc64a53949072d53dd7bf6bbc8b45420.exe
Korean: windows6.1-kb972813-x86-ko-kr_bb2de1652c37394be4de87438661b129f8b56908.exe
Latvian: windows6.1-kb972813-x86-lv-lv_8b7a0b361dd37f7cd3926f798a79a90d378b18b2.exe
Lithuanian: windows6.1-kb972813-x86-lt-lt_7aee9ce232cb46701f479fafdb0aea369ce1ad6a.exe
Norwegian: windows6.1-kb972813-x86-nb-no_d65ea89195cf5f7d3170ccb1db7bae3c157f5b24.exe
Polish: windows6.1-kb972813-x86-pl-pl_9199018040692bc732a590e9b092a18120d326b2.exe
Portuguese (Brazil): windows6.1-kb972813-x86-pt-br_0a3fe79820d6d199dd43495d4efa5c40f270e45a.exe
Portuguese (Portugal): windows6.1-kb972813-x86-pt-pt_4165bd9cd083abd8ddd81986e18b1fd86aab5ce9.exe
Romanian: windows6.1-kb972813-x86-ro-ro_e1c324236046eb608e478570cf4396776ff02a72.exe
Russian: windows6.1-kb972813-x86-ru-ru_f4df4bcb8d3194323f17a086a17f46dd0c9c492a.exe
Serbian (Latin): windows6.1-kb972813-x86-sr-latn-cs_6e049bae4d75b82405b28455e2def0a0d0055a9c.exe
Slovak: windows6.1-kb972813-x86-sk-sk_dd2ce36a7e94fceff650cb892b8c954b8af6025a.exe
Slovenian: windows6.1-kb972813-x86-sl-si_17786270766d556ba9bf3693762cb98805df9f50.exe
Spanish: windows6.1-kb972813-x86-es-es_1943a073d8f00e387301deb22cd177bf77319ee8.exe
Swedish: windows6.1-kb972813-x86-sv-se_687085e8bbdf9c17a668b801f28f7f9c74e7a86a.exe
Thai: windows6.1-kb972813-x86-th-th_780885dd42c039d9926ac004c76ba3ba9c30c6d0.exe
Turkish: windows6.1-kb972813-x86-tr-tr_13015cb75811f874c83fdd679beb4c22c930a57c.exe
Ukrainian: windows6.1-kb972813-x86-uk-ua_0a467bf14bc4f524c18877f570a20c58e91ceba9.exe

Download Official 64-bit (x64) Windows 7 RTM MUI Language Packs
Arabic: windows6.1-kb972813-x64-ar-sa_aaac936bd625c12b607dffea19fab8be9cfa28f6.exe
Bulgarian: windows6.1-kb972813-x64-bg-bg_155634f17868659db4b65cfeff57059b2436515f.exe
Chinese (Simplified): windows6.1-kb972813-x64-zh-cn_a649e9af1e28514d48bdc51f7956be08060e54bc.exe
Chinese (Traditional): windows6.1-kb972813-x64-zh-hk_d428bc1cca4aea20163936e6687221c0e6b99ec4.exe
Croatian: windows6.1-kb972813-x64-hr-hr_06468f799a1c1f295bc3abbc85c14116e2645122.exe
Czech: windows6.1-kb972813-x64-cs-cz_f136df3188c54ff234ca77253fee2cf3e91966b7.exe
Danish: windows6.1-kb972813-x64-da-dk_2b7590d389ca96af6f367408150cb6bc9aa8f4b4.exe
Dutch: windows6.1-kb972813-x64-nl-nl_2ac14543f6e46c61ae226d7f0f5aee7f4d500e9f.exe
English: windows6.1-kb972813-x64-en-us_483a3e51038f1a369bc5b5cdf5fc32df3ea4ad27.exe
Estonian: windows6.1-kb972813-x64-et-ee_3c0479d7049109bcb42fd9ec59d1c65449704687.exe
Finnish: windows6.1-kb972813-x64-fi-fi_4378f72d1233b00e2bdfc680a13f62ae11ab0fcb.exe
French: windows6.1-kb972813-x64-fr-fr_0e50cd2ea794e4cdfac861b194d2e996b7bbc8d8.exe
German: windows6.1-kb972813-x64-de-de_399ac15b2d55fd5dea0770d98825d7e75f4ad533.exe
Greek: windows6.1-kb972813-x64-el-gr_9ae588ba70896f9100a10cb8ed68a79678d6fc32.exe
Hebrew: windows6.1-kb972813-x64-he-il_86c22105bb32269c9c0deaf2710fcb1531a29817.exe
Hungarian: windows6.1-kb972813-x64-hu-hu_e5c47bffe398b9ace42d4326de2646a6172d39b5.exe
Italian: windows6.1-kb972813-x64-it-it_3f0f5d78202e074e17a495beec821e1d326a8e2a.exe
Japanese: windows6.1-kb972813-x64-ja-jp_9d73b1c1270deacbe7a2329559476a94daddb848.exe
Korean: windows6.1-kb972813-x64-ko-kr_e6b3322c3865cfd328d84376e192c4f9d41aa0e6.exe
Latvian: windows6.1-kb972813-x64-lv-lv_70c1f8bda213f20aea07e46a6c9ed976f0d151ce.exe
Lithuanian: windows6.1-kb972813-x64-lt-lt_ede5a878aae2b0d64e81ff739e950b6f105df580.exe
Norwegian: windows6.1-kb972813-x64-nb-no_1b7f93a0906a62eecd6b200979f8df986a7556f1.exe
Polish: windows6.1-kb972813-x64-pl-pl_6b228326c2f7ef6406242671600b499746ff3454.exe
Portuguese (Brazil): windows6.1-kb972813-x64-pt-br_276b65f3b6b2657c8fe936f9841dc1243e02dc7b.exe
Portuguese (Portugal): windows6.1-kb972813-x64-pt-pt_f8310aa4a73841aec29b3f4e74ecaece56b695e9.exe
Romanian: windows6.1-kb972813-x64-ro-ro_810f2d590dd5aac92561eea5884ed1c70f34dbd9.exe
Russian: windows6.1-kb972813-x64-ru-ru_f0acfc688d609ee45d43cc60c6412a3071a665bd.exe
Serbian (Latin): windows6.1-kb972813-x64-sr-latn-cs_275e0a17cbec543aa1bd7eebc883a1d21c11b514.exe
Slovak: windows6.1-kb972813-x64-sk-sk_15f397de2ceaaff8dbfe670bcc6c013791a297c3.exe
Slovenian: windows6.1-kb972813-x64-sl-si_8cfc82e0d15ed94634d3da69674008dc56755b93.exe
Spanish: windows6.1-kb972813-x64-es-es_2e593c26d9e23ad8176224a53c68a04f996ee014.exe
Swedish: windows6.1-kb972813-x64-sv-se_1f4c415e0f4ca77064d597975f6ac7a9e0b8af63.exe
Thai: windows6.1-kb972813-x64-th-th_080c8631d44a53c34ffdab8fd73820572dd87be4.exe
Turkish: windows6.1-kb972813-x64-tr-tr_6bd6660158289e0b5d4b5a7f7fded6e3528a9a04.exe
Ukrainian: windows6.1-kb972813-x64-uk-ua_c6c4e44c9d903049a4c60fed9d42effa18f345bd.exe

29
Haberler / Steve Jobs'ın ölüm sebebi belli oldu
« : Ekim 11, 2011, 09:34:31 ÖÖ »

5 Ekim günü hayata gözlerini yumduğu açıklanan son on yılın icra kurulu başkanı Steve Jobs'ın ölümüyle ilgili bilgilerin yer aldığı ölüm belgesi, The Santa Clara County Public Health Department tarafından yayınlandı.

Ölüm belgesinde Steve Jobs'ın 5 Ekim günü yerel saat ile 15, Türkiye saati ile 6 Ekim günü 01:00'de, pankreas tümörüne bağlı olarak meydana gelen solunum yollarında tıkanıklık sebebiyle vefat ettiği yazarken; meslek bilgilerinde ise Steve Jobs "Girişimci" olarak tanımlanmış.

Bilindiği üzere Steve Jobs, 2004 yılında pankreas kanserinin nadir rastlanan bir türevinden dolayı tedavi görmüş; ve bir süre sonra görevinin başına tekrardan geri dönmüştü. Nisan 2009'da ise Jobs, bu sefer karaciğer nakli geçirmiş ancak, bu naklin sebebi kesin olarak açıklanmakla birlikte; o yılki ayrılığın hormon bozukluğundan kaynaklandığı belirtilmişti. Son olarak Steve Jobs, bu yılın Ocak ayında, karaciğer nakli geçirmiş kişilerde başgösteren bağışıklık sistemindeki sorunlardan dolayı görevine ara vermek zorunda kalmıştı.

Son olarak; cenaze töreni geçtiğimiz Cuma günü yapıldığı öğrenilen Steve Jobs için Apple'ın düzenleyeceği törenin detayları da belli oldu. Tim Cook'un çalışanlara gönderdiği elektronik postadaki bilgilere göre Steve Jobs'ın hayatını anma töreni, Apple'ın Cupertino'daki yerleşkesinin içerisindeki anfitiyatroda 19 Ekim günü Türkiye saati ile 20:00'da düzenlenecek.

Alıntı : www.donanimhaber.com

30
Mobee Nett 7" S800 Tablet Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
Ben sadece fiyatının iyi olduğunu düşünüyorum.  :)

Sayfa: 1 [2] 3 4 5